9 Nisan 2009 Perşembe

Yeni Bir Başlangıç

Bu yılın Mayıs ayında tam 4 senedir motosiklet kullanıyor olacağım. Beni tanıyanların bildiği üzere bir seneden fazladır arazi motosikletleri kullanıyorum ve geçen yıl bir kaç yarışa bile katıldım.
Ancak yazın gelmesi ve elimde bulunan iki motosikletin de çok sevdiğim gezileri yapmaya müsait olmayışı oldukça canımı sıkıyordu. Derken bir teklifle tüm bunlar bir anda değişi verdiler. Bir kullanıcı arazi motosikletimi kendi 2004 Honda Transalp'i ile takas etmek istiyordu ancak arada ödemem gereken bir fark vardı.

O fark içinde elimden çıkarmak istediğim diğer ufak motosikletim olan XL200 e anlaştık ve bence oldukça keyifli bir takas işlemi gerçekleştirdik.

Bu yavru bir süre kahrımızı çekecek anlaşılan. Bir süre ufak tefek arazi gezilerinden mahrum kalacağım sanırım ancak hiç dert etmiyorum açıkçası. Zaten masrafını karşılayamıyordum...

Seviyorum Sevmiyorum...

Kaç yaprak var bilmiyorum
Ben seni,kopardım attım
Kendimi toparlıyorum
Var mı şimdi başka biri?
Onu bana benzettin mi?
Ne yaparsan o,ben olmaz
Parçaları sana uymaz

Kendimi bunun için mi yorucam ben?
Kalbimi bunun için mi kırıcam ben?
Hmhm haha,hmhm haha hmhmhaha

Yok ki senin bir yedeğin
Kötü kedi,Şerafettin!
Söyle nasıl kıydın bana
Hem canındım, hem ciğerin
Kendimi bulamıyorum
Geri,alamıyorum
Ben her gece rüyalarda
Hep sana hak,veriyorum

Kendimi bunun için mi yorucam ben?
Kalbimi bunun için mi kırıcam ben?
Hmhm haha hmhm haha hmhmhaha
Yok ki senin bir yedeğin

24 Mart 2009 Salı

Bu ay gideceğim oyunlar...

Hemen hergün takip etmeme rağmen son birkaç günün yoğunluğu nedeniyle rezervasyonlarımı yapmakta geç kaldım ancak gene de görmek istediğim bir çok oyuna yer bulabildim... Bu ay görmeyi planladığım oyunlar...

Dönüşüm - Kafka
Eskici Dükkanı - Orhan Kemal
Kontrabass - Patrick Suskind
Leonce ile Lena - Georg Büchner
Coriolanus - William Shakespeare
Deri Ceket - Stanislav Stratiev

19 Mart 2009 Perşembe

İmkansız Aşk

Bebeğim yetmez ki bir aşk
Israr etme
Benim efendim aşk
Yönetir o beni
Ben ona köle

Eğer anlıyorsan razıysan
Hazırsan
O zaman paylaşalım gel
Hadi imkansızı bir dene

Ele avuca sığamıyorum
Hiç bir şey için söz veremem
Yere göğe uçuyor kaçıyor
Kalbime ben bile hükmedemem

Bana güvenme
Sakın
Sabıkam ihanetten

Ne sen çal hayatımdan
Ne ben seninkinden

18 Mart 2009 Çarşamba

Temaşa Devam Etmeli...

Tam zamanlı bekar hayatına geçiş maceramı blogumu takip edenler az çok bilirler. Bu döneme girdim beri eskiden beri hep içimde olan Tiyatro sevdası da bir çok ertelediğim diğer aktivite gibi yeniden ortaya çıktı kaçınılmaz olarak.

Kuzum Aslı'nın önerisi üzerine gördüğüm oyunlar hakkındaki yorumlarımı sizlerle paylaşabilmek adına naçizane yeni bir blog sayfası oluşturdum

temasha.blogspot.com

Ecnebilerin meşhur "Show Must Go On!" sözünün "Temaşa Devam Etmeli" şeklinde yorumlandığını ilk kez "Karagöz ve Hacivat Neden Öldürüldü?" filminde duymuştum...

Her ay mümkün olduğunca en az 4 oyuna bilet almaya çalışıyorum ve beğeneceğini düşündüğüm vakti olan arkadaşlarımdan birini yanıma alarak oyunları izliyorum. Bundan sonra her ay biletini aldığım oyunları buradan duyuracağım ve sizler de izlediklerimin yorumlarını Temasha'dan okuyabileceksiniz...

Bu ay gideceğim son iki oyun: Maskeliler ( Ilan Hatsor) ve Tekrar Çal Sam (Woody Allen)

19 Şubat 2009 Perşembe

Canın Yongası...

Motosiklet her anlamıyla özgürlük. Ancak bu "aşırı özgürlük" siz üzerinde olmadığınız sürede de devam edebiliyor ne yazık ki. Eğer benim gibi İstanbul'un işlek ve sıkışık bir bölgesinde yaşıyorsanız gece yatmaya eve geldiğinizde motosikletinizi koyacak emin bir yer bulmak epey zor oluyor.


Tek başına kaderine bıraktığınız motosikletiniz ise gece keyfi yapan kedilerin çişinden sokaktan geçen türlü insana kadar pek çok tehditle baş başa kalıyor. Genelde motosikletlerime alarmlarımı hep bizzat takmışımdır. Ancak neye güvendim bilmiyorum bir süredir motosikletimde alarm yok. Çalınması veya kaldırılarak götürülmesi çok zor bir yere park etmeme rağmen yine de ulaşılmaz olmadığını dün sabah kalkıp motosikletimi şu şekilde bulunca daha iyi anladım...



Bulunduğu yerden çıkaramayacağını anlayan arkadaşlar verebilecekleri maksimum zararla alabilecekleri en pahalı parçayı almaya çalışmışlar akıllarınca. Sağ karenajı (şu anda orada olmayan kırmızı plastik parça) sökerek egzoz borusunu almaya çalışmışlar. Ancak beni de zamanında çok uğraştıran yalama bir somun ile yenilgiye uğramışlar. Yine de egzoz gördüğünüz gibi ben geldiğimde boşlukta sallanıyordu ve bu hali sabah sabah kafama kürekle vurulmuş gibi bir etki yarattı...

İlk anlık sinirle edilen küfür dışında beddua etmedim. Ben gidenin arkasından çok üzülen bir adam da değilim. Ancak bu durum mahalleme olan gereksiz fazla olduğunu gördüğüm güvenimi sarstı açıkçası.

Şimdi üretimi yıllar önce durmuş olan motorum için sağ karenaj arıyorum ve ilk fırsatta alarmını takana kadar daha güvenli bir otoparka koymakla yetindim...

15 Şubat 2009 Pazar

Olmazsa Olmaz

İlişkiler denizinde bir süreliğine yüzmüş kişilerin iyi bileceği gibi bizim çağımızda artık sağlıklı bir ilişki kurup devam ettirmek gerçekten zor zanaat. Cinsel birleşmeye veya hormonal diğer duygu paylaşımlarına dayanarak başlayan ve sonrasında başka birşeye dönüşemeyen onlarca ilişkinin temel problemi etrafta çok örnek olması ve insanın doğuştan açgözlülüğü olabilir.


Eski kaynakların hep önerdiği bir yönteme göre birlikte olmak istediğiniz kişinin size göre negatif ve pozitif yönlerini (pros or cons) bir kağıda yazmalı ve harcadığınız bu mesainin üstüne de karar vermelisiniz.

Çağımızda ise bu çok yanlış bir yöntem olmuş durumda. Çünkü hızlı değişen çevre kişileri değiştirdiği gibi istekleri de sürekli değiştiriyor. Etrafınızda gördüğünüz gözünüze hoş gelen bir özelliği birlikte olduğunuz insandan göremediğinizde bocalamaya ve diğer negatif özelliklerini irdelemeye başlıyorsunuz otomatikman...

İsviçreli Bilim Adamları(yok böyle adamlar tabiki :)) tam da bu soruna bir çözümle çıka geldiler. Diyorlar ki eğer bir uzun soluklu ve sağlıklı bir ilişki kurmak istiyorsanız kendinize 4-5 "OLMAZSA OLMAZ" kriter belirleyeceksiniz. Ne kendinizi "benim için tek şey önemli" gibi bir sözle kandırmalı ne de 15-20 erdemli özellik sıralayarak zıvanadan çıkarmalısınız.

Eğer bir kadını veya erkeği sıralayabildiğiniz bu 4-5 özelliklik için sevebilir ya da en azından saygı çerçevesinde benimseyebilirseniz diğer bütün özelliklerini "gülün dikeni" gibi kabul edebilirsiniz. Bu "diken" kabul ettiklerinizin arasında pozitif özellikler gonca gibi çıkarsa onlar size ekstra mutluluk getirecektir. Buna karşın gerçekten can sıkıcı özellikler sizi hiç etkilememeli ve bunlardan rahatsızlık duyduğunuzda deli gibi sevdiğiniz 4-5 özelliğe sarılmalısınız.

Bu 4-5 vazgeçilmez kriteri kendim için belirlemeye ve edindiğim tecrübeler ile güncel tutmaya çalışacağım bu sayfalarda...


ŞU ANIN OLMAZSA OLMAZLARI

-Ten Uyuşması ve Arzu
-Düşünce paylaşımında imasızlık
-Aynı enerji seviyesinde olunamasa bile kısıtlamama
-Direk olarak ilgi