Sana iyi bakamadım biliyorum. En iyi şekilde beslemek iyi bakmak değilmiş. Hayatımın yeterli kısmını adayamadım sana ,çok yalnız bıraktım biliyorum. Başka kedileri severken hep evde yalnız olduğun gelirdi hatrıma.
Onlara da emanet etmemeliydim seni benimdin sen bana bel bağlamıştın. Çok ani oldu hepsi gibi. Yapabilecek şeyler vardı zamanında yapsaydım belki içim daha huzurlu olurdu ama seni yanımda tutmaya yetermiydi bilmiyorum. Anneannemi, babamı ve seni pişmanlıklarla uğurluyorum. Çok mu bencilim yoksa kendimi olduğumdan çok mu fazla görüyorum bilmiyorum.
Seni çok seviyorum kızım sen bunu biliyorsun...
04 Ocak 2010 Pazartesi
29 Kasım 2009 Pazar
Sıkıntılı tavuk...
Bursa garajında bir
tavuk var tek başına
Çamur içinde...
Nasıl sefil bir halde.
Otobüslerin altında
insanların arasında
dolanıp duruyor...
tavuk var tek başına
Çamur içinde...
Nasıl sefil bir halde.
Otobüslerin altında
insanların arasında
dolanıp duruyor...
20 Kasım 2009 Cuma
Gönlümüzü dağlayan şarkılar...
Unutturum. Biliyorum yaparım bunu yapabilmiştim çünkü. Bir de şu şarkıyı hiç bilmeseydim keşke. Aklıma gelmese ikide bir canım çekmese dinlemeyi daha da çabuk unuturdum.
Çok tehlikeli bu şarkılar canımın içi. Belki hiç yaşamadı senin yaşadıklarını bu şairler ancak ne de güzel anlatmışlar. Tıpkı senin halin! Ya da sana öyle geliyor da olabilir, ben bunu bilemiyorum sana baktığım yerden.
Evrensel bir klişedir böyle bir şarkıyı içki masasında duyunca oluşan "sevgiliyi arama isteği." Aramanı engelleyecek sağlam bir dostun yoksa yandın. "O" da duygulanmışsa ve sana karşılık verecekse hepten yandın be canımın içi.
Ben bu derdine çare olamayacağım bunu biliyorum ancak benim için birşey yaparsan bu şarkıların etkisini tersine çevirmenin bir yolunu öğretebilirim sana. Anlatayım...
Öncelikle sevdiğine çok kızacaksın. Ayrılığın kabahatlisi sen bile olsan onu her düşündüğünde bu negatif taraf da aklına gelmeli. Bunu yapabilirsen işin çok kolay. Şimdi seçeceksin sana onu hatırlatan şarkıyı yalnız çok dikkat et bu mutlu bir şarkı olmasın sakın. Mutlu şarkıda onu kötü düşünüp manik depresif hallere girmenin zamanı değil şimdi.
Sen hüzünlü bir ayrılık şarkısı seç. Öyle bir şarkı olsun ki hem özlemini kabartsın hem de şarkının içinde bol bol sitem olsun. Şimdi düşün onu hem de doya doya. Evet! Güzel! Şimdi de nefret et!
En mutlu anında surat yaptığı için nefret et ondan. Seni çok sevmiş de olsa gösteremediği için tiksin! Çok özendiğin veya çok uğraştığın bir emeğine gerektiğince tepki veremediği için küs onunla. Yıkıldığın bir anında yanında değil diye bağır çağır.
Sonra kapat hepsini açık kapıların. Oh! de benim için. Nasıl da hayırlı olmuş bu son! Şimdi bırak gitsin. Şarkı biterken ruhunun bu kısmı dağlanıp körelsin, izin ver buna.
Haluk Levent üstüne Dido dinle pazartesi sabahına birşeyciğin kalmaz canımın içi...
Çok tehlikeli bu şarkılar canımın içi. Belki hiç yaşamadı senin yaşadıklarını bu şairler ancak ne de güzel anlatmışlar. Tıpkı senin halin! Ya da sana öyle geliyor da olabilir, ben bunu bilemiyorum sana baktığım yerden.
Evrensel bir klişedir böyle bir şarkıyı içki masasında duyunca oluşan "sevgiliyi arama isteği." Aramanı engelleyecek sağlam bir dostun yoksa yandın. "O" da duygulanmışsa ve sana karşılık verecekse hepten yandın be canımın içi.
Ben bu derdine çare olamayacağım bunu biliyorum ancak benim için birşey yaparsan bu şarkıların etkisini tersine çevirmenin bir yolunu öğretebilirim sana. Anlatayım...
Öncelikle sevdiğine çok kızacaksın. Ayrılığın kabahatlisi sen bile olsan onu her düşündüğünde bu negatif taraf da aklına gelmeli. Bunu yapabilirsen işin çok kolay. Şimdi seçeceksin sana onu hatırlatan şarkıyı yalnız çok dikkat et bu mutlu bir şarkı olmasın sakın. Mutlu şarkıda onu kötü düşünüp manik depresif hallere girmenin zamanı değil şimdi.
Sen hüzünlü bir ayrılık şarkısı seç. Öyle bir şarkı olsun ki hem özlemini kabartsın hem de şarkının içinde bol bol sitem olsun. Şimdi düşün onu hem de doya doya. Evet! Güzel! Şimdi de nefret et!
En mutlu anında surat yaptığı için nefret et ondan. Seni çok sevmiş de olsa gösteremediği için tiksin! Çok özendiğin veya çok uğraştığın bir emeğine gerektiğince tepki veremediği için küs onunla. Yıkıldığın bir anında yanında değil diye bağır çağır.
Sonra kapat hepsini açık kapıların. Oh! de benim için. Nasıl da hayırlı olmuş bu son! Şimdi bırak gitsin. Şarkı biterken ruhunun bu kısmı dağlanıp körelsin, izin ver buna.
Haluk Levent üstüne Dido dinle pazartesi sabahına birşeyciğin kalmaz canımın içi...
26 Ekim 2009 Pazartesi
“Bugün Pazar”
Bugün ilk defa güneşe çıkardılar beni.
Ve ben ömrümde ilk defa güneşin benden bu kadar uzak
gökyüzünün bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
N.Hikmet...
Ve ben ömrümde ilk defa güneşin benden bu kadar uzak
gökyüzünün bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
N.Hikmet...
23 Ekim 2009 Cuma
GİT!!!
Ben seni mi sevdim?
Kendimi sevdim kendimi...
En fazla istediğim sendin
Ama sevmedim...
Suçluyum senin de kendini sevip
Beni istediğin kadar suçluyum
Kendimden verebildiğim kadar da hafif yüküm
Bedenin kadar ağır...
Hesap vermekten kaçamayana kadar
Görmesin seni gözüm...
GİT!!!
Kendimi sevdim kendimi...
En fazla istediğim sendin
Ama sevmedim...
Suçluyum senin de kendini sevip
Beni istediğin kadar suçluyum
Kendimden verebildiğim kadar da hafif yüküm
Bedenin kadar ağır...
Hesap vermekten kaçamayana kadar
Görmesin seni gözüm...
GİT!!!
16 Ekim 2009 Cuma
...
All days and one night lay on my bed.
The way your golden locks spread
Take me in to your aura with the smile
Hold me there with the smell
Savage fire burns me within
Feeling my blood run under your skin
Oh sweet woman, oh my goddes
Let me worship you one more time
Take me the same way again...
I'm all yours to scorch me
Harder to play your game don't you see?
Slaved to your rules
Chained to your voice
Enchanted with your glare
Flavor fading in my mouth
Waiting for my queen come back to me...
All days and one night lay on my bed.
The way your golden locks spread
Take me in to your aura with the smile
Hold me there with the smell
Savage fire burns me within
Feeling my blood run under your skin
Oh sweet woman, oh my goddes
Let me worship you one more time
Take me the same way again...
I'm all yours to scorch me
Harder to play your game don't you see?
Slaved to your rules
Chained to your voice
Enchanted with your glare
Flavor fading in my mouth
Waiting for my queen come back to me...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
